top of page

Tek Bir Ağaca Odaklanıp Ormanı Kaçırmayalım…

10 Eki
1 dakikada okunur

Bir öğrencinin bir ya da daha fazla dersten zorlanması, ödevlerini yetiştirememesi, dikkatinin dağılması ya da sınavlardan düşük not alması…

Bazen öğrencimiz hakkında konuştuğumuz tek şey hâline geliyor bunlar.


Zamanla öğrencimiz değil, sadece sorunu görmeye başlıyoruz. Ne kaynak, ne süreç, ne çaba… Sadece sorun.


Bir konuyu ne kadar çok didiklersek, gerçekte o kadar büyüyor ve insan daha çok inanıyor. Öğrenci de sorun olarak görülen durumu ne sıklıkta duyarsa, o kadar ikna oluyor ve üstleniyor.

Bu aşamadan itibaren dönüşü zor bir yolculuk başlıyor. İmkânsız değil ama zor.


“E ne yapalım hocam, sorunu bilmezsek çözemez ki!”


Elbette sorunu görmezden gelemeyiz. Bir öğrencinin nerede zorlandığını, neye ihtiyaç duyduğunu bilmeden ona yardımcı olmamız mümkün değil. Ama sorunu görmek başka, öğrenciyi yalnızca o sorundan ibaret görmeye başlamak başka. Önce ebeveyn olarak sorunu biz görelim. Öğrenciye tatlılıkla anlatalım.


Burada önemli olan, sorunu sürekli gündemde tutmak değil; öğrencinin bu durumla baş edebilmesi için neye ihtiyaç duyduğunu anlamak.


Odaklanacağımız yer sorun değil, çözüm olmalı.


Üstelik her sorunun çözümü aynı yerde bulunmuyor. Bu çözüm bazen tıbbi yardımla, bazen rehberlik yardımıyla, bazen sadece öğrencinin çabasıyla ortadan kalkabilir. Bazen de çözüm için önce beklentilerimizi, kullandığımız yöntemleri ya da öğrenciden istediğimiz şeyleri yeniden değerlendirmemiz gerekir.



Önemli olan, bir sorunla karşılaştığımızda bütün dikkatimizi o soruna verip öğrencinin diğer özelliklerini, güçlü yanlarını ve gösterdiği çabayı gözden kaçırmamak.

Çünkü bir öğrencinin zorlandığı alan, onun bütün hikâyesi değildir.


Tek bir ağaca odaklanıp ormanı kaçırmayalım…




 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page